Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
röportajlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
röportajlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2014 Pazar

Style.Com Röportajı (Ocak 2014)

Kristen Stewart'la röportaja oturduğumuzda biliyorum ki karşımdaki kişi parfümü, maskarası hakkında konuşan (bunu sormama rağmen) ve fotoğrafının çekilmesi için poz veren tipik insanlardan biri değil. Balenciaga marka siyah deri ceketi, her zamanki dağınık saçları ve ojesiz haliyle şaşırtıcı şekilde gerçekçi görünüyor. Harikalar yaratan yetenekli ekibinin elinden çıkma kırmızı halı görünümlerinin aksine oldukça sıradan. Tıpkı hepimiz gibi o da 'mor gözlerle' uyanıyor. Ve eğer merak ediyorsanız bu konu üzerine gülümseyip kahkaha atıyor. Röportajda, yüzü olduğu Rosabotanica hakkındaki düşüncelerini açıklıyor ve üzerinde asla görmeyeceğimiz iki şeyi söylüyor.

Rosabotanica hakkında en çok neyi seviyorsun?

Rosabotanica, gittikçe daha çok sevdiğim ve sürekli kullandığım Florabotanica için kusursuz bir eş oldu. Kokular konusunda pek deneyimim yoktur, bu yüzden koleksiyonumu (şimdilik sadece iki üründen oluşsa da) genişletme imkanı buldum. Belli belirsiz bir sıcaklığı ve fazlaca cesareti var, bolca gül kokusu alıyorsunuz. Gündüz değil de geceleri kullanabilirim.

Nerene sıkıyorsun?

11 Şubat 2014 Salı

2014 Marie Claire Röportajı


Oyunculuğu hakkında:

''Dostum, ne yaptığım konusunda hiçbir fikrim yok ama bu hoşuma gidiyor. Twilight filmlerinin bu kadar büyük olması hakkında hiçbir fikrim yoktu. İnanılmaz olacak düşüncesiyle yaptığım filmlerde hiçbir şey yapamadı. Yani bunu kontrol edemiyorsunuz. İç güdülerine dayanarak hareket etmek - eğlenceli ama aynı zamanda aşırı korkutucu. Eğer korkutucu değilse bir adım geri atıp düşünmelisin çünkü genellikle "Bu kararı verdin çünkü kağıtta doğru olan bu" demişsindir. Korkuyu hissedene kadar doğru bir seçim değildir." 


Aşık olmak hakkında:

''Kime aşık olacağınızı bilemezsiniz. Gerçekten. Bunu kontrol edemezsiniz. Bazı insanlar ”Tamam bunu elde edeceğim…” diyor ve ben daha çok öznelim bu konuda. Kendime baskı uygulamıyorum. Eğer birisine aşıksanız onu sahiplenmek istersiniz ama gerçekten neden bunu istiyorsunuz ? Onu sizin onu sevdiğiniz gibi sevmesini istiyorsunuz. Aslında bu konu hakkında sorulara cevap vermek için henüz çok gencim.''

Bir gün çocuğu olması hakkında:

''Olsa

Kristen'ın The Times (İngiltere) Gazetesi Röportajı [Şubat 2014]

Parfüm sıkmayı tercih ettiğin yer: dizlerinin arkası mı yoksa dekolten mi?

Kristen Stewart: Ben göğüslerimin arasını tercih ediyorum. İki kez sıkıyorum sonra üstümü giyiyorum ve bir kez de kıyafetime sıkıyorum.

Sence çok fazla parfüm kullanmanın boyutu nedir?

KS: Kesinlikle bir odaya girdiğinizde insanları parfümünüzle bayıltmak istemezsiniz.

Sana göre Florabotanica ve Rosabotanica arasındaki fark nedir?

KS: Florabotanica daha çok gündüz saatlerine uygun bir parfüm, daha erken bir saate uygun bir kokusu var. Rosabotanica ise daha karanlık ve yoğun bir misk kokusuna sahip.

En son ne zaman makyaj çantandaki fazlalıklardan kurtuldun?

KS: Ah, bu bence harika bir iş. Bazı ürünler çok fazla gelebiliyor veya iğrenç bir hal alabiliyor. Bu işlemi elimden geldiğince sık yapmaya çalışıyorum. Sürekli seyahat halinde olduğum için çokça fırsatım da oluyor. İhtiyacım olmayan şeylerden kurtulma dürtüsü uyandıran inanılmaz derecede bir düzen takıntım var.

Doğal görünümlü eyelinerının sırrı nedir?

KS: Genellikle bir gün önceden sürülmüş olması. Ya da eyelinerı sürdükten sonra parmağınıza tükürüp onunla biraz dağıtabilirsiniz.

Sence en güzel kaş yarışmasını kim kazanır - sen mi yoksa Cara [Delevigne] mı?

KS: O kesinlike beni ezer geçer - inanılmaz kaşları var. Fakat kaş kategorisinde onunla birlikte yer almak hoşuma gitti.


10 Şubat 2014 Pazartesi

Kristen InStyle Dergisine Favori Oteli Hakkında Konuştu



Dünyadaki favori otelin hangisi? 

Kristen: "New York'taki The Bowery Hotel - oradaki cool insanları gördükçe bende daha ilginç biri olma isteği uyanıyor."

26 Ocak 2014 Pazar

Elle İngiltere Röportajı (Kasım 2013)

*Röportaj Kasım ayında gerçekleştirilmiş fakat geçtiğimiz hafta içinde yayınlanmıştır.

Geçen yıl ELLE adına Kristen Stewart'la röportaj yaptığımızda güzellikle ilgili konuşmamız bir anda saç muhabbetine dönmüştü. O zamanki konuşmamızda saçlarıyla ilgili bir sonraki deneyinin saç örgüleri olacağını söylemişti. Tıpkı geçtiğimiz hafta sonu Sundance Film Festivali'ndeki görünüşü gibi.

Görüyorsunuz işte Stewart mesleği uğruna saçlarıyla ilgili yeni şeyler denemekten korkmuyor. "Her şeye açığım diyebilirim - yapacağım şeyi gerçekten sevdiğim sürece sorun yok. Biliyorsunuz, saç uzar; sırf saç uğruna çok güzel deneyimlerden mahrum kalmak istemiyorum, yani buna değer," diyor ELLE UK'ye. "Daha önce sarışın oldum, hatta esmer, kızıl, kısa saçlı, uzun saçlı. Bütün sıralamayı takip ediyorum yani."

İşine kendini bu kadar adamasının dışında özel hayatında fazla söze gerek duyulmayan, çok çaba sarf etmediği bir stile sahip.

"Geçtiğimiz yıl herkes kafasının yarısını kazıtıyordu. Şu aralar New York'ta birkaç günlüğüne bir film (Anesthesia) çekiyorum, Kasım sonunda ise bu yıllık işlerim bitmiş olacak ve işte o zaman kafamın yarısını kazıtılmış gibi görünecek şekilde ördüreceğim böylece içimi rahatlatmış olacağım," diyor yıldız oyuncu. "Kafayı kazıtmak durumu biraz zorlamak gibi geliyor fakat saç örgüleri zahmetsiz bir şekilde aynı etkiyi yaratıyor."

25 Ocak 2014 Cumartesi

Wall Street Journal Röportajı (Ocak 2014)

Geçen Eylül ayında yayınlandığı günden bu yana Robert Pattinson'ın rol aldığı ve Romain Gavras tarafından çekilen Dior Homme reklam filmi YouTube üzerinden 15 milyon fazla kez izlendi. 27 yaşındaki Alacakaranlık yıldızı siyah-beyaz olarak çekilen kısa filmle önümüzdeki Şubat ayında Kış Olimpiyatları esnasında ilk defa Amerikan televizyonlarında boy gösterecek ve bu rakamlar daha da artacak. Pattinson'ın delici bakışları bu defa Dior Homme'un Şubat ayında ABD'de raflardaki yerini alacak olan erkek kokusunu tanıtacak.

"İddialı işleri denemeyi seviyorum," diyor, Paris tabanlı marka ile 'sert ve dokunaklı' Gavras'ı bir araya getiren Pattinson. (Yönetmenin 2010 yılında çektiği M.I.A'nın "Born Free" klibi fazla açık bulunduğu için YouTube'da yayından kaldırılmıştı.) "Bu kampanyanın beni heyecanlandırmasının en büyük sebebi Dior'un çekingen olmayan tavrıydı."Pattinson'ın kontratı ona bazı sorumluluklar da getirmiş. "Benim bakım anlayışım dişlerini fırçalayıp duş almaktan ibaretti şimdi ise, Dior'la işbirliği yaptığım için mi yoksa yaşlandığım için mi bilmiyorum ama nemlendirici kullanmaya başladım." diyor. Cildi için kullandığı ürün ise Dior'un iyileştirici ve onarıcı bakım kremi. Alaycı bir şekilde şunları ekliyor: "Tabii benim hayatım baz alındığında bu köklü bir değişimdi." Tanıttığı marka söz konusu olduğunda Pattinson, en çok duş jelini kullanmayı sevdiğini belirtiyor. Diğer vazgeçilmezleri ise Nudie jeanler ve kendi deyimiyle Hanes marka eski tişörtler. "Ter izli tişörtleri 80$'a satan mağazalar var. Garip bi heves!"

21 Ocak 2014 Salı

'Camp X-Ray' Sundance Film Festivali Galasından Yeni Video Röportajları


Extra TV



Röportajdan birkaç anektod:

Ben Lyons, Kristen'a artık bir Instagram hesabı olduğuna göre sosyal medyayla arasının daha iyi olduğunu ve bu durumun devam edip etmeyeceğini soruyor: (şaka yollu) "Tabii yarın hemen herkese açık bir Instagram ve Twitter hesabı açacağım."

'Camp X-Ray' çekimleri hakkında: "Harikaydı. Filmi Los Angeles'ta 20 günde mi 5 haftada mı ne çektik. Bütün odak noktamı tek bir yere aktardığım ve diğer her şeyin adeta yok olup gittiği yoğun çekim süreçlerine bayılıyorum. Bu film de onu gerektiriyordu."

"Kendimi doğru bir projede bulacak kadar şanlıysam eğer 'Ahh bugün Instagram hesabıma bakmamalıyım!' falan demiyorum hiç. Çünkü benim tek dert ettiğim şey işim."

Sundance hakkında: "İnsanlar burada bağımsız filmlere gerçekten değer veriyor. Burada kendimi rahat hissediyorum. Tıpkı evimdeymiş gibi hissediyorum."

Bu sene Oscar yarışında yer alan filmler hakkında: "Hepsini izlemedim ama yakın zamanda Dallas Buyers Club'ı izleme şansı yakaladım ve adeta aklımı başımdan aldı. Evet filmi çok sevdim, umarım hak ettikleri... aslında harika gittiklerini duydum. Harika bir iş çıkarıyorlar."

+3

20 Ocak 2014 Pazartesi

InStyle Sundance Stüdyosundan Yeni Bir Kristen Resmi + Yeni Bir Alıntı (17 Ocak)



InStyle - 'Panik Odası'ndan bu yana Kristen Stewart'ın rolü için böylesine karanlık bir dünyaya girdiğine şahit olmamıştık. Aktris, Sundance'te gösterilen yeni filmi 'Camp X-Ray'de tutuklulardan biriyle arkadaşlık kuran bir hapishane gardiyanını canlandırıyor."Karakterim, tüm benliğiyle harap olduğunu hissediyor," diyor. "Bir hapishane gardiyanı nasıl canlandırılır hiç bilmiyorum bu yüzden karaktere yaklaşımım da böyle oldu."

Kristen'ın AP Röportajından Yeni Bir Bölüm

Röportajın ilk bölümü buraya ve ikinci bölümü burayaeklenmişti.

ABC - Stewart, The Associated Press'e verdiği röportajda böylesine güçlü bir karakter canlandırmaktan çok keyif aldığını söylüyor.

"Bu film uyduruk bir karakteri anlatmıyor. Senaryoyu okuduğum anda onu [Cole] savunmam gerektiğini hissettim. Hikaye bana çok gerçekçi geldi ve bu rol için ne gerekiyorsa yapmak zorundaymışım gibi hissettim," diyor aktris telefon aracılığıyla yaptığımız röportajda. "Kendimden farklı olduğunu hissettiğim çok fazla rol canlandırmadım. Ve okuduğum küçük, gerçekten küçücük bir şey bende adeta karnıma yumruk yemiş hissi uyandırdığında işte o zaman o işi gerçekten yapmak istiyorum."

Sattler aslında Stewart'ın karakterini erkek olarak yazmış fakat karakterin kadın olmasının ikili [Cole ve Ali] arasında daha büyük bir çatışma yaratacağını düşünmüş.

"Ve Müslümanlar'ın kadınlara karşı sergiledikleri aşırı tavırları da hikayeyi çetrefilleştiren bir şeydi," diyor Sattler. "Bu yüzden ben de böyle bir karar aldım."

19 Ocak 2014 Pazar

Reuters Röportajı (Ocak 2014)

Reuters - Guantanamo Kampı politik alanda belki iyi bir malzeme olabilir fakat yeni film "Camp X-Ray" ordunun ve tutukluların hayatına samimi bir bakış atmamızı sağlıyor. Aktris Kristen Stewart ise bu rolüyle alışılmadık bir dostluk keşfediyor.

Sundance Film Festivali'nde yarışan ve Cuma günü galası yapılan "Camp X-Ray" filminde, Kristen Stewart, Guantanamo Kampı'ndaki genç subay rolünü canlandırıyor. Bu, Amerikan hapishanesi Küba'da bulunuyor ve terör suçluları hiçbir mahkeme karşısına çıkarılmaksızın burada tutuluyor.

'Alacakaranlık' filmindeki genç vampir rolüyle bilinen fakat son zamanlarda riskli projelerle karşımıza çıkan (Yolda) Stewart için, bu rol yeni bir istikamet.

Aktrisin dediğine göre, "insanlar güncel meselelerle ilgili filmler yapmaktan korkarken" Peter Sattler tüm genç kadınları yansıtan 'Cole' karakterini yarattı.

"Film, fazlasıyla basit, empati kurulabilir ve muhtemelen ülkedeki diğer kızlardan hiçbir farkı olmayan bir kız hakkında. Doğru şeyi yapmak isteyen ama sonunda yapamadığını gören, Florida'lı, basit ve temiz kalpli bir kız," diyor Stewart karakteri için.

Cole, kendilerine zarar vermediklerinden emin olmak için her 3 dakikada bir tutukluları gözlerken 417 numaralı tutuklu olan ve sürekli Harry Potter serisinin son kitabını soran

'Camp X-Ray' Ekibinin THR Röportajı




Röportajdan anektodlar:

Muhabir: Bugün galanız vardı, duyduğuma göre seyirciler arasında baya ağlayanlar varmış -ki bu da iyi bir şey sanırım. 

Peter Sattler: Evet sanırım. İnsanlara bir şeyler hissettirmeyi başardık.

Lane Garrison: Gözyaşları ve filmin ayakta alkışlanması inanılmaz harikaydı.

(...)

Muhabir: Film için Guantanamo'nun nasıl yeniden yaratıldığını anlatabilir misiniz?

Kristen: Bize referans sağlayan bir

'Camp X-Ray' Soru - Cevap Oturumundan Alıntılar

'Camp X-Ray'in Sundance Film Festivali'ndeki galasından hemen sonra gerçekleşen soru-cevap oturumundan alıntılar:

Variety - "Propaganda içermeyen bir film yapmak istedik,"diyor yönetmen Peter Sattler.

Filmden sonra düzenlenen soru-cevap oturumunda konuşan Kristen Stewart ise Guantanamo Kampı'yla ilgili tonlarca belgesel izlediğini ve bir askerden eğitim aldığını söylüyor: "JB adında gerçekten harika bir bahriyeli beni şekle şemale soktu."

Aktris, karakteri içinse, "Aynı kişilik özelliklerini ve hisleri paylaşıyoruz. Hazırlık sürecim onun tam olarak kim olduğunu çözme üzerine kuruluydu," diyor.

-----------------------------------------------------------------------------------

Sltrib - Stewart ve Moaadi, film için bir hafta süren

'Camp X-Ray' Sundance Film Festivali Galasından Video Röportajları

Güncelleme: Yeni bir video röportajı eklendi (WSJDigitalNetwork - en altta)

HitFix




Kristen, karakterini canlandırma süreci hakkında: "Olay sert görünmekle ilgili değildi. Aslında tam tersine her şey sert görünmemeye çalışmak üzerine kuruluydu." 

"Bu tarz filmleri yapmak çok zor, büyük bir risk. Fakat ben risk almayı seviyorum. Tıpkı yüksek bir yerin ucunda durup kenardan aşağıya bakıyormuşçasına 'Bunun iyi bir fikir olup olmadığından emin değilim,' hissine kapılmıyorsanız o zaman risk almıyorsunuz demektir."

+4

Kristen, Peyman Moaadi ve Peter Sattler'ın MTV Röportajı

Kristen, köpeği Cole ve dövmeleri hakkında konuşuyor



(...)

Josh: Yeni bir köpeğin mi var? Bu doğru mu?

Kristen: Evet bir yavru köpeğim var. Aslında onu Camp X-Ray'in çekimleri sırasında aldım ve karakterimin adını ona verdim -ki bu da biraz utanç verici...

Josh: Ah bu harika!

Kristen: ...Ama aslında çok sevimli!

Peter Sattler: Bence utanılacak bir durum yok. Bu çok cool bir şey.

Josh: Bu çok büyük bir şey.

Kristen: Küçük Cole.

Josh: Çok cool. Cinsi nedir?

Kristen'ın AP Röportajının İkinci Bölümü

Röportajın ilk bölümünü buradan okuyabilirsiniz.

AP - Kristen Stewart, Elisabeth Moss ve Joseph Gordon-Levitt'in de bildiği üzere Sundance Film Festivali, her şeyden uzaklaşıp kariyer değişiminiz üzerine çalışabileceğiniz en ideal yer.

Robert Redford'un ön ayak olduğu ve iki haftalığına da olsa bağımsız sinemanın kutlandığı festival bu yıl 30. yaşını kutluyor. Bu yıl 117 filmin gösterimi yapılacak ve bu filmlerden biri de Guantanamo Kampı'nın hiç de alışık olmadığı bir durumu konu alan ve Kristen Stewart'ın tutuklulardan biriyle arkadaşlık kuran gardiyan rolünü oynadığı "Camp X-Ray".

Stewart, festivale en son 2010 yılında Joan Jett'i canlandırdığı "The Runaways" filmi için gelmişti. Aktris, "Camp X-Ray"in "Alacakaranlık" filmlerinden sonra oyunculuğa vermiş olduğu iki yıllık aradan sonra onu tekrar çalışmaya iten ender senaryolardan biri olduğunu söylüyor.

"Benim yaşımdaki biri için kendini tekrar etmeyen filmler bulmak oldukça zor," diyor 23 yaşındaki aktris. "Pek çok rol hali hazırda popüler olan filmlerdeki karakterlerin birer taklidi adeta."

"Pamuk Prenses ve Avcı 2"nin 2015'te vizyona gireceği düşünüldüğünde Stewart'ın büyük bütçeli filmlerle ilişkisi hala bitmiş değil."Fakat büyük bir filme verdiğin emeğin karşılığını almak çok daha zor oluyor," diye açıklıyor. "Bu yüzden küçük filmler yapmayı tercih ediyorum. Daha hızlı çekiliyorlar. Yoğun bir şekilde çalışmayı ve filmler bittikten sonra da arkama bakmadan çekip gitmeyi seviyorum."

14 Ocak 2014 Salı

Yeni Röportaj: Kristen 'Equals' Hakkında Konuşuyor


ABCNews - Kristen Stewart "Like Crazy"nin yönetmeni Drake Doremus'un fütürist aşk hikayesi "Equals"ta başrol oynamayı kabul etti ve bu durum onu acayip endişelendiriyor.

Aktris, aynı zamanda Nicholas Hoult'un da başrolünde yer alacağı bilim-kurgu tarzındaki film için "Bu rolü kabul ettiğime inanamıyorum," diyor.

Stewart, "Equals"ın George Orwell'in fütüristik bir dünyada geçen baskı altındaki bir toplumun başkaldırısını ele alan klasik romanı "1984"ün 1956'daki film uyarlamasının güncel versiyonu olduğunu söylüyor. "Equals"ın çekimleri bu yılın sonunda başlayacak.

23 yaşındaki aktris yakın zamanda verdiği bir röportajda, "Bu filmden acayip korkuyorum," diyor. "Film, çok basit bir konsept üzerine kurulu olmasına rağmen fazlasıyla iddialı."

"Equals'ta bazı şeyler yolunda gitmiyor çünkü toplumun sahip olduğu insancıl duyguları kimse görmezden gelemiyor," diyor Stewart. "Bu çok yürek parçalayıcı bir hikaye.

Doremus altıncı uzun metrajlı filmini şöyle tarif ediyor: "Aşkın artık var olmadığı bir dünyada yaşanan bir aşkı anlatıyor."

Nathan Parker ("Moon"un senaristi) tarafından yazılan "Equals", Doremus'un yöneteceği ve senaryosunu kendisinin yazmadığı ilk film olacak.

"Drake'in çalışma azmine inanıyorum, gerçekçi ve el değmemiş bir iş ortaya çıkaracağımızı biliyorum," diyor Stewart."Drake'e 'Projeye dahil olmamı bekleme. Bu çok zor bir iş.' dedim fakat 'hayır' cevabını bir türlü kabul etmedi. Daha önce yönetmenlere red cevabı vermiştim fakat hiçbirine bu kadar çok hayır dememiştim." 

11 Ocak 2014 Cumartesi

Flare Dergisi Röportajı (Şubat 2014)

Flare - Kristen Stewart'ın sık sık küfürlerle gözler önüne serilen açık sözlülüğü ve kırmızı halıda Chuck Taylor giymesi onun en kıymetli özelliklerinden bazıları çünkü bu davranışları tamamen kendine özgü. "Gerçek bir sanatçı" olarak tanımladığı Balenciaga'nın eski baş tasarımcısı Nicolas Ghesquiére ile iş birliğini sorduğumda,"Moda dünyasının hep yüzeysel olduğunu düşünmüştüm," diye itiraf ediyor. Fotoğraf çekimleriyle ilgili olarak ise "Onunla birlikte çalıştığımız fotoğraf çekiminden öncekiler benim için adeta bir işkence gibiydi," diyor.

Stewart,tutkularını ön planda tuttuğu için son iki yılını öngörülmemiş ve cesur bir şekilde oyunculuğa ara vererek geçirdi. Bu durumu, "Hayata geçirmeyi çok istediğin bir hikaye olmadığı sürece bu iş hiçbir şeye değmez," diye açıklıyor. İki farklı rol onu oyunculuğa geri döndürdü. Sils Maria'da orta yaşlı bir aktrisi canlandıran Oscar ödüllü Juliette Binoche'nin özel asistanını canlandırıyor. Guantamo Kampı'nda geçen Camp X-Ray'de ise sarsılmaz idealleri olan fakat hayatın aslında sadece siyah ve beyazdan ibaret olmadığını fark eden sıradan bir kızı oynuyor. "Hayatın gerçekleriyle çarpıcı bir şekilde yüzleşiyor ve ben bu duyguyu çok iyi biliyorum," diyor Stewart.

Hayranları bu filmlerin ve yeni duyurulan Chanel kampanyasının yayınlanmasını heyecanla bekliyor. "Dedikodu dergileri ve blogları ne kadar çok kişiye ulaşabiliriz mantığıyla kolayca size çeşitli kimlikler yüklüyor. İnsanlar gazeteleri ellerine aldıklarında hayatım hakkında mükemmel bir şekilde uydurulmuş kısa hikayeler okuyorlar ve bu çok saçma. Nasıl olur da bir insanın hayatı böyle kelimelerle sınırlandırılabilir?" Stewart tek yönlü bir insan olmaktan çok uzak biri ve bu gizemi bizi ona çekiyor.